OTiZMDE ERKEN TANI VE MÜDAHALE

En son güncellendiği tarih: May 26



Otizm, toplumsal iletişim ve etkileşimde bozulmayla yaşamın ilk yıllarında ortaya çıkan; sınırlı ilgi alanları ve tekrarlayıcı davranışlarla süregiden, yaşam boyu devam edebilen bir bozukluktur. Otizm spektrum bozukluklarındaki (OSB) en temel sorun, sosyal iletişim problemidir.


Otizm belirtilerinin güvenilir bir şekilde değerlendirilebileceği yaş aralığı, 16-18 ay olarak kabul edilebilir. Daha erken dönemde belirtilerin bazıları ortaya çıkmayabilir veya erken dönemde görülen bazı belirtiler kaybolabilir. Otizmin ağırlığını sosyal ilişkilerdeki bozukluğun, tekrarlayıcı hareketlerin ve kısıtlı ilgi alanlarının bireyin hayatını etkileme derecesi belirler.


Bununla beraber, bilinen bazı yanlışlara açıklık da getirmek gerekir. 31 ayını doldurmamış ufak çocuklarda otizm tanısı yerine, otizme yönelik risk durumundan söz etmek daha sağlıklı olacaktır. Belirgin risk altında olduğu düşünülen küçük bebeklere, belirtilerin tam olarak yerleşmesi beklenmeden mutlaka uygun tedavi yaklaşımları başlanmalıdır.


OTİZM BELİRTİLERİ


Şu anda bilinen tek tedavisi, özel eğitim olan otizm, herhangi bir ilaçla tedavi edilebilecek bir bozukluk değildir. İlaçlar ileri dönemde otizme eşlik eden hiperaktivite, kendine zarar verme, şiddet, dikkat eksikliği gibi durumlar söz konusu olursa kullanılmaktadır.

Otizmin ortaya çıkış nedeni tam olarak tespit edilememekle birlikte, genlerdeki bozulmadan kaynaklandığı ve kalıtsal özellikler taşıdığı bilinmektedir. Erkek çocuklarda görülme oranı kız çocuklarına göre dört kat daha fazla olan otizm, ailelerin dikkatiyle erken teşhis edilebilmektedir.

Şiddeti ve belirtileri açısından kişiden kişiye farklılık gösterse de çocuğun ismi söylendiğinde tepki vermemesi, istediklerini dille ya da işaretle söyleyememesi veya kısıtlı ifade etmesi, verilen basit komutları yerine getirememesi, akranlarıyla birlikte oyun oynayamaması, taklit yeteneği olmaması, tekrarlayıcı davranışlar sergilemesi, göz teması kuramaması ya da kısıtlı göz teması kurması, duyusal uyaranlarda (ses, koku, ışık, ağrı gibi) normalden farklı tepkiler göstermesi otizmin belli başlı belirtileridir.


ERKEN TANI ÖNEMLİ


Otizmde erken tanı çok önemlidir. Çocuğunda bu belirtilerden birkaçını gözlemleyen ebeveynlerin, vakit kaybetmeden bir psikiyatriste başvurması gerekmektedir.

Sağlıklı bir çocuk yetiştirmek, her anne ve babanın en çok istediği şeydir. Bebek doğduktan sonra fiziksel rahatsızlığı olmayabilir fakat ilerleyen zamanlarda zihinsel problemler görülebilir. Bu problemlerden biri de otizmdir. Erken tanı tüm hastalık ve bozukluklarda olduğu gibi otizmde de çok önemlidir. Tanı ne kadar erken konulur, aile ne kadar kısa sürede tedavi ve eğitime başlarsa başarı oranı o kadar fazla olur.

Otizmli çocuklar, ancak bu sayede hayatının ilerleyen yıllarında önemli bilişsel becerileri ve işlevleri geliştirebilme imkanı bulabilir. Çocuğuna otizm tanısı konulan aileler büyük üzüntü yaşasa da bu rahatsızlığı kabul etmenin çocuğun gelişimi açısından büyük önem taşıdığı görülmektedir. Bu gibi durumlarda aile olarak psikolojik destek almak hem faydalı hem de yönlendirici olmaktadır.


EĞİTİM EVDE DE DEVAM ETMELİ


Ailenin, psikiyatrist veya psikologdan otizme dair yapılacaklar konusunda bilgi ve danışmanlık alması gerekir. Çocuğun değerlendirilmesi açısından da doktor ve psikolog ile düzenli olarak iletişim halinde olunmalıdır. Otizmli çocuk için özel eğitim desteği alınmalı, aile de evde mümkün olduğunca eğitime devam etmelidir. Çocukta otizme eşlik eden başka herhangi bir hastalık varsa, bu durum terapi ve eğitim sürecini olumsuz etkileyeceğinden mutlaka tedavi ettirilmelidir. En önemlisi de aile, çocuğunun sevgi ve şefkate muhtaç bir birey olduğunu unutmamalı, onu ihmal etmeden ve çok beklenti içine girmeden koşulsuz kabul etmelidir. Ailenin güçlü duruşunun çocuğun zihinsel sağlığı için önemli olduğu unutulmamalıdır. Ailelerin, temel davranış yönetimi ve oyun oynama, sosyal ilişki geliştirme konularında temel bilgilere sahip olması gerekir. Çocuk eğitimden ne kadar faydalanırsa faydalansın, ailenin de belli yöntemleri kullanabilmesi gereklidir. Eğitim çok önemlidir fakat evde devamı da çok önemlidir. Çocukların en çok vakit geçirdiği yer olan evlerinde, çocuğun gelişimine yönelik bir ortam hazırlanmalıdır. Özellikle 2 yaşından küçük bütün çocuklar TV, telefon, tablet gibi ekranlardan uzak tutmalıdırlar. Birlikte yeterli vakit geçirilmeyen ve ilgi gösterilmeyen; bütün gün televizyon başında oturan çocuklarda, genetik yatkınlık olduğu zaman otizm belirtileri ortaya çıkabilmekte veya ağırlaşabilmektedir. Otizmli çocuğu olan aileler kendi içlerine çekilerek sosyal ortamlardan uzak kalmamalıdır. Çocuklarının eğitim, sağlık, çalışma ve bakım hakları için mücadele etmeleri ve istekte bulunmaları önemlidir. Ümitsizliğe kapılıp, bilimsel desteğe sahip olmayan sözde tedavilere yönlenmek aileye ve çocuğa hem zaman ve kaynak kaybettirmekte, hem de zararlı sonuçlara yol açabilmektedir. Verim Gelişim ve Danışmanlık Merkezi'nde sizlere en doğru çözümü bulmak için bizi ziyaret etmeyi unutmayın.

8 görüntüleme0 yorum